<!-- @page { margin: 2cm } -->
Garsonun Patronuna olan anlık nefreti
-Kardeş dedim iki lahmacun atsana , tamam abi dedi şef garson kılıklı kardeş , oturdum bekliyorum , sol karşı tarafımda , şef garson ,sağ karşı tarafımda kasa bankosunda ayakta duran patron ,cebinden sigarasını çıkarıyor acayip bir iştahla yakıp içine çekiyor , elinde küçük hesap kağıtları belli ki veresiye yazılmış ,on on beş tane var ve patron o küçük kağıtları küçük bir zımba ile zımbalamaya çalışıyor iki üç kağıt zımbalayacak zımba ile mücadele ediyor ,bu arada garsona bakıyorum o da aynen sigarasını yakmış sanki içmiyor da yiyor sigarayı ,yüzünde tam bir yaratık nefreti ile patronuna bakıyor ,sigarasını arada eline alıyor bir vida çevirir gibi sağa sola çeviriyor ,vay be diyorum işte nefret bu ,fırından ses geliyor lahmacunlar tamam abi işte o an o yaratık nefreti nasıl oluyor da saf bir çocuk masumluğu ile buyur abi , diyor ,ve patrona usta abiden iki lahmacun al diye devam ediyor , o sıra evlere servis yapan motorcu geliyor aralarında , tam bir deve güreşi muhabbeti başlıyor , ben o an ,anlık be anlık diyorum bizde her şey anlık ve işte aynen o garsonun anlık nefreti ,anlık ,masumluğu, anlık, şakalaşmaları , hesapsız ,hesaba girmeyen , hiç bir felsefi,sosyolojik ,psikolojik açıklamalara sığmayan durum ,
-Ne diyebilirim ki , o garson aynen biz ,hepimiz. hayat denizlerde başlamış diyorlar demek ki doğru ,
-Balık durumu ,diyorsun
-Balık ,alık , ne dersen de ,
-Yine didaktik olduk , Google'de dibi bulduk ,
-Fark etmez.

